"Alemde Herkes Konuşur; Biz Sahanın Ciğerine Bakarız."
Kadırga’nın taş sokaklarında büyüyen, futbolu sadece ekrandan değil çamurlu arsa maçlarından, tribün basamaklarından ve deplasman otobüslerinden öğrenen bir adamın hikayesidir bu.
Televizyon ekranlarında kravatını takıp cilalı cümlelerle taraftara masal anlatan yorumculardan bıkanlar için bu meydanı kurduk. Bizim masamızda menajerlerle gizli ortaklıklar, kulüp başkanlarına yağ çekmeler, hakem hatalarını sümen altı etmeler barınamaz.
Kadırgalı’nın omzundaki ceket emaneti taşımayı, parmaklarındaki kehribar tespih sabır ve adaleti, açık yaka ipek gömleği ise mertliği simgeler. Yeşil çimde kim alın teri döküyorsa hakkı teslim edilir; kim armayı satıyorsa yüzüne söylenir.
Sırttaki Ceket
Taraftarın hakkını ve sokak adabını omuzlarında mertçe taşımayı simgeler. Kimseye boyun eğmez.
Kehribar Tespih
Her tanesinde sabır ve adalet yatar. Karar vermeden önce dinler, tek vuruşta sözü bağlar.
İpek Gömlek
Eski İstanbul beyefendiliğinin ve açık yürekliliğin nişanesidir; içi dışı birdir.
İnce Belli Çay
Sohbetin samimiyeti, dost meclisinin bereketi. Kıraathanemizde çaysız mevzu konuşulmaz.